Blog, Bıdıbıdı

Bu sayfaya erişim benim kararımla engellenmiştir

Peki DNS değiştirmeyi de elinizden aldıklarında ne olacak?
Hayatınızdan aslında memnunsunuz değil mi? Bir iki ufak ayardan sonra istediğiniz siteden videolarınızı izleyip, istediğinizden müziklerinizi indirip, istediğinizden pornonuzu izleyebiliyorsunuz. OpenDNS’ten tutun da “tunnel”lere zaten yasaklı siteleri yasaksız hale getirmek için onlarca yol mevcut. Çoğunu biliyorsunuz. Bunları ne anlatmaya ne de saklamaya gerek var. Kaldı ki Türkiye’de Youtube’un en çok ziyaret edilen ilk 10 siteden biri olması, aha bir de evet başbakanın da bu ziyaretçilerden biri olması bu durumu zaten kanıtlıyor.
Şu ana kadar 6binden fazla internet sitesi Türkiye’de erişime kapanmış durumda. Bunlardan yalnızca maddi gücü davaları karşılamaya yeten 19 tanesi tekrar erişilebilir duruma gelmiş. Kapatılan siteler arasında kimler yok ki, Ekşi Sözlük, Youtube, NetLog, Dailymotion, Farmville dersem hatırlayacağınız Zynga, Wordpress, IMDB, Blogger, Alibaba, Google Groups, Slide, Youporn… Bu liste uzayıp gidiyor. Uzadıkça internette zaten girilecek site kalmıyor. Kaldı ki bir çok kapatma işlemi hukuksal olarak yanlış yorumlanma sonucu yapıldığından bu saydıklarım arasında Youporn ve Youtube hariç diğer tüm siteler şu anda açık durumda.
Sadece MüYAP bu sene başından bu yana irili ufaklı 250’den fazla internet sitesinin kapanmasına yönelik dava açtı ve hemen hepsinde de kendileri adına mutlu sona ulaştı. Myspace, AkıllıTV ve LastFM’in kapatılmasını mutlaka duymuşsunuzdur. LastFM dışındaki diğer iki site şu an açık durumda, en azından benim bilgisayarımdan erişilebiliyor. Gerçi OpenDNS, hmm artık hangi tarayıcıma hangi ayarı yaptığımı bile hatırlamıyorum.
İşte zaten tüm mevzu buradan başlıyor. DNS ayarları değiştirmenin bir çözüm olmadığını kavramamız lazım. Bugün bunca site hukuksal olarak açıklarla dolu bir yasa ve internet konusunda yeterli bilgi birikimine ve vizyona sahip olmayan insanlar tarafından kapatılıyorsa, yarın DNS ayarlarımızın da değiştirilmesi engellenebilir. Veya daha da kötüsü tüm internet çıkışımız önce bir kontrolden geçirilip, sürekli takipte tutularak o şekilde izin verilebilir.
Eylem2.0 diye bir hareket başladı. Yeni. Taze. “Dünyanın en baskıcı rejimlerinde dahi internet böylesine susturulmuyor”, “internetin susturulması matbaanın kapatılmasından farksızdır” gibi mottoları var. 4 temel ilke belirlemişler. Hareketlerinin siyasi olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti içinde yapılacağını, sansürlemenin zararları konusunda bir bilinç oluşturmak istediklerini, kanun değişikliğiyle Türkiye’de web sitelerinin kapatılmasını zorlaştırmayı amaçladıklarını söylüyorlar. Bir taban hareketi. İnternet ve Teknoloji dünyasının en önemli insanlarının aralarında bulunduğu yüz binlerce destekçileri var. Bir bakın oraya tüm bu konularla ilgili detaylı bilgiye zaten oradan ulaşacaksınız.  Belki siz de benim gibi destek vermek istersiniz, kim bilir?
Kanun tarafında ise site kapatmayla ilgili 7 madde bulunuyor. Ön bilgi olarak şunu vereyim, hakaret veya birilerinin hoşuna gitmeyen bir şey yazmak ya da müzik indirtmek Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre site kapatma konusunda bir gerekçe değil. Zaten o yüzden “Tedbir Kararı” çerçevesinde kapatıyorlar. Her şeyin bir çözümü var değil mi? Hah, nerede kalmıştık, kanun evet. 7 madde var bunlar: intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımını kolaylaştırması, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama. Geri kalan maddeleri merak ediyorsanız da şuraya bir uğrayın.

Gaming, Haber

Roller Coaster Kingdom: Püf Noktaları

Farmville’in modasının geçtiğinin hala farkına varamadıysan biz hatırlatalım. Artık çiftçilik konseptinde n sıkılanlar lunapark imparatorluğu kurmaya olmadı kafe işine girişti. Zynga’nın Roller Coaster Kingdom’unda lunapark imparatorluğu oluşturmanın püf noktalarını ise sizler için Siyah Koltuk derledi.

- İlk oyuncağınızı kurarken verilen üç seçenekten Busy Bee Coaster, Tombstone Coaster ve Moon Shot Coaster’in hepsinin kapasitesi 2’dir fakat ilk ikisinin ‘excitement’ (heyecan) puanı daha fazladır. Ayrıca Moon Shot Coaster’ı daha sonra update etmek (yükleseltmek) istediğinizde diğerlerine göre daha fazla paranızı istemektedir. Yani Busy Bee Coaster’ı ya da Tombstone Coaster’ı seçmek ekonomik açıdan daha iyi olacaktır.
- Oyuncaklarınızın, yiyecek- içecek standlarınızın başına istediğiniz FaceBook arkadaşınızı koyabilirsiniz. Arkadaşınız da bundan haberdar edilecektir. Komşu edinmeye de özen gösterin çünkü parkınızı genişletmek istediğinizde ihtiyacınız olacak.
- Parkınıza müşterilerin gelmesi için turlar düzenlemelisiniz. Leveliniz arttıkça getirebileceğiniz araç sayısı da artar. Aracın ne kadara mal olacağına (booking cost) ne kadar kazandırdığına (party bonus) ve kaç kişi getirdiğine(guests) dikkat edin. En önemlisi varış zamanı; fazla bekletirseniz müşteriler geldikleri gibi giderler, araçların geldikleri saatlere dikkat edin. Örnegin en karlı açarlardan Clown Car’ın maliyeti 750 coins, gelme süresi 1gün, getirisi 3000 coins ve 20 müşterisinin her birinin cebinde harcayacak 200 coins’i var.
- Eğer parkınızın kaldırabileceğinden daha çok müşteri getirirseniz oyuncakların sıraları uzayacak, dolayısıyla bu durumdan pek memnun olmayacaklardır. Kızarlar, kızarırlar.
- Daha çok oyuncak daha çok yer ister ve parkı genişletmek oyuncakların seviyelerini yükseltmekten etmekten çok daha pahalı. Var olan oyuncaklarınızı update edin
hem kalitesi hem ücreti hem de kişi kapasitesi artar.
- Hediye edilebilen araçlara, yiyecek içecek standlarına para harcamayın; road runners, sippy sodas, cheezy pops gibi.
- Düşük levellardayken dekorasyona da para harcamayın.
- Oyuncakların yerlerini değiştirmek istediğinizde bunu shop kısmına tıkladıktan sonra yapabilirsiniz.
- Parkınızda müşteriler olduğu sürece roller coaster kingdom penceresi bilgisayarınızda mutlaka açık olsun.

Web

Myspace, LastFM ve AkıllıTV kapatıldı!

Şeker bayramı arifesindeyiz şunu ben buraya yazarken. Küsler barışsın, şeker yensin, ramazanda içmeyenler alkollü günlerine geri dönsün, öpüşsün koklaşsın falan… Değil mi? Ama internet tarafı için garip bir gün oluyor. Başlıkta gördüğünüz üç siteye bugün itibariyle erişim engellenmiş durumda. Nedeninin telif haklarıyla ilgili olması muhtemel zaten orada yazan 2009/45 sayılı karar tam olarak bu noktaya işaret ediyor. Kaldı ki bu üç sitede içeriksel olarak müzik ve video tarafından bu anlamda problem yaşamaya müsaitmiş gibi görünüyor. Durum böyleyken Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Doktor Yaman Akdeniz ile konuşup olayla ilgili merak ettiklerimi ona sordum. Öğrendiklerim şaşırtıcı, yapacak çok fazla şeyin olmaması konusu ise fazlasıyla üzücü…

Digiturk vs Blogger
Bu kapatma mevzusu tam olarak Digiturk’ün Diyarbakır mahkemelerinde aldığı bir kararla Blogspot ve Blogger’ı kapatmasına benziyor. Blogger’da insanlar Lig TV’de yayınlanan maçları canlı olarak yayınlamak ya da yayın yapılan sitelere link vermek gibi işler yaptığından telif hakları ihlali gerekçesiyle Digiturk böyle bir işe girişmişti. Sonrasında belki aldığı tepkiler belki de marka değerinin bu tepkiler sonucunda ezilip büzülmesi sonucunda bu mahkeme kararını kaldırmıştı. Myspace, LastFM ve Akıllı TV tarafına dönersek ise kapatmaya sebep olan karar her şeyden önce bir tedbir kararı. Yani 10 günden daha uzun süre bu şekilde kalamaz. Ancak internet siteleri bu tedbir kararının alınmasına sebep olan içeriklerini yayından kaldırmazsa davacı olan taraf bunun uzatmasını isteyebilir. Ve bu uzatma isteme süreci sonsuza kadar devam edebilir.

Tazminat yerine kapatma?
Gelin görün ki MySpace ve LastFM Türkiye ofisleri olan şirketler. Akıllı TV zaten bir Türk markası… Yani dava açanların sitelerde telif hakları ihlal olanların karşılarında bulacakları, konuyu konuşup çözüme bağlayacakları insanlar var. Yani başka bir değişle bir Youtube sendromu daha değil bu yaşananlar. Bu sitelere ihlale yol açan içerikleriyle ilgili tazminat veya site kapatmayla birleşen bir uyarı yapıldığında, bu içerikleri kaldırmamaları için bir gerekçe yok. Veya diğer taraftan zaten Türkiye’de bulunan firmalarla ilgili böyle bir problem yaşanıyorsa sitelerini kapatmak yerine tazminat için dava açmak çok daha mantıklı ve akılcı. Şu anda Türkiye’de birçok insan bu sitelerin kapatıldığının farkında bile olmayabilir. Sağ olsunlar kapalı sitelere uzun zamandır alışık ve bağışıklık kazanmış bir millet haline geldiğimizden çok az kişinin DNS ayarları standart durumda. Buna tabii herkesin bildiği gibi başbakanımızı da dahil. Dolayısıyla site kapatarak bu yayını yapmalarını engellemek gibi bir durum söz konusu olamıyor. Kapatma hele bir de bu popülerlikte ve büyüklükteki sitelere yapılıyorsa sadece büyük internet şirketlerinin Türkiye’ye yatırım konusundaki görüşlerini değiştiriyor. Ve pek tabii Türkiye’nin itibarı meselesi…

Çöt diye site kapatmak
Kararların ilginç yanları var. Mesela bu uyarı alışık olduğumuz, Telekomünikasyon Üst Kurumunca alınmış bir karar değil. Ne yazıyor orda: TC. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı… Bunun Türkçesi ise şu anlama geliyor. Bu acil alınmış bir karar. Yani bir mahkeme kararı değil. Bir mahkeme süreci henüz bu durum için işlememiş. Beyoğlu Başsavcılığı “Çöt” sesiyle beraber bu üç sitenin yayınına son vermiş. Bu anlamda tabii ki akla komplo teorileri de geliyor. Arife günü bu durumun yaşandığından bu üç site ne yaparsa yapsın Çarşamba günü yani bayram sonrasına kadar kapalı. İsterlerse sitelerine “Kusura bakmayın biz bi .ok yedik, çok pişmanız” yazsınlar yine de bir şey değişmeyecek. Niye bugün bu karar uygulanmaya başlandı sorusu “26.06.2009 tarih” isimli noktaya bakınca daha da ilgi çekici hale geliyor. Aşağı yukarı 3 aylık bir süre olmuş ve siz bu siteleri arife günü kapatıyorsunuz. Garip.
İşin uygulama tarafında da bazı saçma durumlar var. Bu kapatma işlemlerinin uygulanması servis sağlayıcıdan servis sağlayıcıya değişebiliyor. Mesela Şu anda ben bu yazıyı yazarken TTnet aboneleri bu sitelere giremiyor. Ancak Superonline Fiber Hat kullananlar müziklerini dinleyip, videolarını izleyip, isterlerse göbek atabiliyor. Pek tabii işin sonunda tüm ISS’ler bunu uygulamaya geçirmek zorunda. Ama işte 15 güne kadar varan zamanlama farklılıkları olabiliyor.
Türkiye’de sadece telif haklarıyla ilgili meselelerden binlerce site kapatılmış durumda. Biz bunların farkına günlük hayatımızda kullandığımız sitelere bir şey olunca varıyoruz. Kimimiz umursamaz bir şekilde “zaten OpenDNS ile girebiliyorum ne olacak ki” gibi bir yaklaşım gösterse de durum aslında çok daha vahim. Bir gün bilgisayarınızı açtığınızda DNSlerle ilgili bir yasaklama gelmeyeceğini şu şartlarda size kim garanti edebilir. Ben kendim adına Youtube, Google Groups, Myspace, LastFM, AliBaba ve porno sitelerinin yasaklandığı bir ülkede yaşamak istemiyorum. Sizi bilemem. Selçuk Erdem’in FF’den dediği gibi “Bu iş kitap değil, artık kütüphane yakmaya benziyor.”

Basın Bülteni

Avea çağrı merkezi ödüllendi

Avea Çağri Merkezi ÖdülüAvea, Türkiye’deki çağrı merkezlerinin değerlendirildiği tek organizasyon olan İstanbul Çağrı Merkezi Ödülleri’nde ‘En iyi Çağrı Merkezi Performans Gelişimi’ ve ‘En İyi Çağrı Merkezi Eğitim Programı’ kategorilerinde ödüle layık görüldü.

Avea, IMI Conferences tarafından 5’incisi düzenlenen İstanbul Çağrı Merkezi Konferansı ve Fuarı kapsamında gerçekleştirilen İstanbul Çağrı Merkezi Ödüllerinde müşteri hizmetleri alanındaki başarılı çalışmalarıyla iki ödül birden kazandı.

Çağrı merkezi sektörünün en iyilerini belirleyen İstanbul Çağrı Merkezi Ödülleri’ne müşteri hizmetleri alanında gerçekleştirdiği çalışmalarla aday olan Avea; En İyi Çağrı Merkezi Performans Gelişimi” ve En İyi Çağrı Merkezi Eğitim Programı” ödüllerine layık görüldü. Yarışmada ödül sahipleri, sektörün üst düzey yöneticilerinden oluşan 23 kişilik jürinin aylarca süren yoğun gözlem ve değerlendirmeleri sonucunda belirlendi.
Konuyla ilgili açıklama yapan Avea Müşteri Hizmetlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Orçun Onat; ”Avea’daki ikinci ayımda Çağrı Merkezi’mizin aldığı bu ödüller, benim için keyifli ve motive edici bir başlangıç oldu. Tüm faaliyetlerini müşteri odaklılık ilkesi doğrultusunda sürdüren bir şirkette görev alıyor olmaktan büyük memnuniyet duyuyor ve önümüzdeki dönemlerde de ekibimle beraber nice başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyorum” dedi.
“İstanbul Çağrı Merkezi Ödülleri 2009”un ödül töreni 27 Ekim Salı akşamı İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda sektörün önde gelen firmalarının üst düzey yöneticileri ve çalışanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Tasarımını Cemil Ipekçi’nin yaptığı ödüller, Özgür Buldum’un törene özel olarak yaptığı beste eşliğinde sahiplerini buldu.